Mutlu Yaşam Dedikleri Şey.

Mutlu Yaşam Dedikleri Şey.

Ne iddialı bir söz değil mi? İnsanın mutluluğa ulaşmaya çalıştığı içindeki denge ve huzur hali;

Bir çok uzman psikiyatrist, psikoterapist,psikolog, psikolojik danışman, yaşam koçu vb. bu konuda kendilerince çalışmıyor mu? Peki insanoğlu neyi arıyor?

Yani uzmana başvuran biri sorunlarını,şansızlıklarını,takıntılarını ,korkularını anlatırken bizim üzerimizden kendi için neyi istiyor?Gerçekten canı yanıyor mu?

Örneğin: yakınlaşamayan, güvensiz  bir kişilik yapısını düşünelim. Evde yalnız, işyerinde yalnız. Çevredeki kişiler ona göre kötü ve onunla yakınlaşmayı tercih etmediğini düşünüyorsa…….

Farkındalık kazansa, psikolojik yapısının üzerine kurduğu bilişsel şemaları yüzünden böyle olduğunu fark etse hayatında ne değişir veya neyi  değiştirir.

İçgörü kazansa,  bu sıkıntılarının ta çocukluk döneminden gelen ebeveyn tutumları sonucunda kendisinin oluşturduğu savunmalar olduğunu anlayıp probleminin temellerine inse, içsel çatışmalarından kurtulsa, mutlu biri olabilir mi? Ya da huzursuzluğu veya mutsuzluğu geri döndüremeyeceği geçmişte olması onu daha çok umutsuzluğa ve mutsuzlağa  mı? iter.,

Veya ilaç kullansa tüm bu sorunlar ortadan kalkar mı? Hayata bakış açısı tümüyle değişir mi?.
Sevgilisi olur ,insanlar onu sever mi?

Uzun zamandır kendime bu soruları soruyorum. Farkındalık ve içgörü kesinlikle çok önemli. En azından insanı aptal konumuna düşmekten, psikolojik çatışmalarının esiri olmaktan koruyor. Veya diğer insanlarla uğraşmaktan vazgeçiriyor. Peki ya sonra?

Ya da ilk önce neye ve neden kurtulmaya ihtiyacı var? Çareyi nereden bulmaya?

Bana göre kendi İçinde arayıp bulmasını sağlamak. Freud’dan ,Beck’e,Kohut, Kernberg, Ericson’a kadar pek çok kuramcı tarafından araştırılan çerçevelendirilen bir konu.,

Kuşkusuz İnsan bir bütün. Sürekli gelişen kendini gerçekleştiren multi displiner bir varlık. insanın Mutluluk arayışı katman katman bir gül gibi açılabilen davranışsal, bilişsel, varoluşsal ve ruhsal yönlerden doyurulması gereken bir süreç.

Sonuçta hastayla terapist arasında önce bir bağ olmalı. Terapist, hastanın nabzını, sesini, nesnelerle ve olaylarla ne anlatmak istediğini, neye ihtiyacı olduğunu hissedebilmeli ve bunu onunla konuşabilmeli.

Tüm uzmanlar net olarak bilirler ki bu iş süreç işidir ve çerçevesi olması gerekir. Yani kişinin farkındalık kazanması, içgörü oluşturması, desteklenmesi ve yolunu bulması yeniden büyümesi gibi bir şeydir. Bu da emek ve zaman ister.,

Diyelim ki bu şartlar yerine geldi. Ancak bu sefer de insanın karşısına para ve zaman gerçekliği ortaya çıkar. Çünkü yaşamın bir başka evresinde alttan kalan dersleri çalışmak ve edinmek gibi bir yük getirir insana. Uzmanlarda sanki acımasız okul idarecileri ve öğretmenleri gibi işi yokuşa sürmeye kararlıdırlar sanki.Kendi öğretmenleri gibi.

Bu yüzden belki de hep birlikte aramalıyız  MUTLULUĞU. 

Sevgilerle
Eğitim uzm.Psikoterapist
Ayşe Yılmaz